Hakkımızda
Denizli
Blog
Kayıt Ol
Giriş
HAKKIMIZDA
DENİZLİ
BLOG
Aslında Laodikya''lıyız

Denizli denince akla ilk gelen “horoz” ve “Pamukkale” olmalı. Her iki olgu da kentin adı geçince birinci sırada hatırlanmayı hak eder. Dünya üzerinde nadir görülen beyaz travertenleri ile Pamukkale sadece doğal bir değer değildir. Hierapolis antik kenti ile birlikte tüm insanlığa mâl olmuş bir dünya miras alanıdır. Denizli’nin horozu malumunuz…Bir de tekerlemesi vardır; Denizli’nin kızı, tozu, horozu… 
 
Peki ya bu kadar mı Denizli? Tarihi insanlığın tarihi kadar eski olan bir kentten günümüze kalan başka neler var? “Tarih”, bugünden geriye baktığımızda gördüklerimizden oluşturur. Bundan on yıl önce gördüklerimiz ile şimdi gördüklerimiz birbirinden farklıdır. Her ne kadar geçmişte kalanlar aynı olsa da, bugünün değer yargıları ve beğenileri değiştiği için baktığımız yer değil, gördüklerimiz değişir. Hadi gelin Denizli’ye tekrar bakalım: 
 
Aslında Laodikeialıyız… 
 
Hani tarihte hep denir ya; “1071’de Türkler Orta Asya’dan at sırtında geldiler ve Anadolu’yu fethettiler” diye. Peki ya Anadolu’da yaşayanlara ne oldu? Uçup gitmeyeceklerine göre Türkler Anadolu’ya geldiklerinde yerlilerle işbirliği yaptılar. Peki ya Türkler Denizli’ye geldiklerinde kimler vardı kentte? 
 
Şehrin 6km. kuzeyinde, Çürüksu (Lycos) akarsuyunun yanında kurulan Laodikeia antik kenti Denizli’nin ilk yerleşim yeridir. Laodikeia Anadolu’yu doğu-batı doğrultusunda kat eden doğal anayollardan biri üzerinde yer alması nedeniyle antik çağ boyunca önemli bir düğüm noktasıdır. Roma İmparatorluğu döneminde önemli bir dokumacılık merkezidir ve ticari zenginliği nedeniyle dönemin para piyasasında da ağırlıklı bir yer tutmaktadır (Şimşek, 2006: 43).)Roma Çağı’nın sona ermesi ve İstanbul’un önem kazanması Akdeniz dünyasının dengelerini değiştirmiş ve Laodikeia da bu gelişmelerden etkilenmiştir. Antik kentin varlık nedeni olan dokuma üretimi büyük oranda düşmüş, bununla birlikte kentsel yaşamın sonuna gelinmiştir (Tanyeli, 1988: 341).Bu gelişmelerde depremlerin büyük etkisi olmuştur. 7. yüzyılın ilk yarısında meydana gelen büyük deprem Laodikeia’yı tamamen yıkmış ve suyollarını bozmuştur. Bunun üzerine eski Laodikeia’nın üzerine konumlandığı alan terk edilerek bugünkü Denizli’nin bulunduğu kesime yerleşilmeye başlanmıştır. Laodikeialılar Kaleiçi merkez olmak üzere Denizli’ye, Bereketli Hisarköy kalesi merkez olmak üzere kale çevresine ve Asartepe’sinin bulunduğu vadi içlerine taşınmışlardır. Bugün hala ticari kent merkezi niteliğini koruyan Kaleiçi bölgesi kentin ilk yerleşim alanıdır (Şimşek, 2006: 43). 
 
Evet, bugün pek az kentte bulunan geleneksel ticari dokusu ile ilgi çeken Kaleiçi laodikeialıların yani Denizlililerin ilk yerleşim yeridir. Belli ki iyi bildikleri dokumacılığı tarih boyunca hiç unutmamışlardır. Şimdi sadece Dört Çeşme sokağa bakan tarafta parça parça kalan kale duvarı kalıntıları Bizans dönemine tarihlenir. Evliye Çelebi şehre geldiğinde (17.yüzyıl), Kaleiçi için “…dört kapısı vardır, içinde ev yoktur, ama dükkanı çoktur” diye yazar. Kapıların olduğu yerlerde demirciler, bakırcılar bulunur. Kumaşçılar, kuyumcular, sarraflar ve ayakkabıcılar ise iç bölgede kalmışlardır. 
 
Demirciler de, bakırcılar da, kuyumcular da hala oradalar. Binaları yeni, sokakları taş değil beton döşeli; ama onlar Laodikeillı. Eski şehirleri tarihin ekonomik cilveleri yüzünden gözden düşen ve üstüne de depremlerle yıkılmış olduğu için buraya taşındılar. Bildiklerini yapmaya, yani kumaş dokumaya devam ettiler. Geliştirdiler. Üstüne bakırcılığı, demirciliği öğrendiler. Bayramyeri kapısından artık kervanlar değil, siz giriyorsunuz. Satılan mallar günümüzün ama taşıdığı kültür hepimizin….Kaleiçi’nin sokaklarını bir de bu gözle gezin. Bakırcılar sokaktan yavaş yavaş ilerleyin, seslere kulak verin. Demirciler sokaktan geçerken demirin dövüldüğü közün alevine gözünüzü dikin. Bu seslerde ve renklerde Anadolu’nun tarihinin yazılı olduğunu unutmayın… 
 
Yrd. Doç.Dr. Öncü Başoğlan Avşar 
 
Pamukkale Üniversitesi Mimarlık Bölüm Başkanı 
 
Fotoğraf: Denizli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, pamukkale.gov.tr

 
 
 
Mega Tasarım
Tüm görsellerin hakkı saklı olup, izinsiz kullanılamaz.